Spiral günümüzde kadınlar arasında yaygın olarak tercih edilen ve oldukça etkili doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Tıbbi literatürde “ Rahim İçi Araç “ (RİA) veya “Rahim İçi Kontraseptif Sistem “ (RİAS) olarak adlandırılan spiral nedeniyle tüm dünyada en sık kullanılan doğum kontrol metotlarından biridir.
Spiral hamileliği önlemek için kadın üreme organı olan rahime (uterusa) yerleştirilen rahim içi doğum kontrol aracıdır. Rahim içi araç (ria) olarak da adlandırılan bu sistem çoğunlukla bakır veya hormonal madde ile kaplanmış çoğunlukla küçük bir T şeklinde olan plastik bir alettir , temel işlevi gebeliği önlemektir.

Genellikle bakırdan oluşan T şeklindeki spiral rahimin iç duvarına yerleştirildiğinde rahim iç sıvılarını, sperm hareketlerini ve yumurtlama döngüsünü etkileyerek çalışır. Bu nedenle sperm ve yumurta bir araya gelemediği için gebelik gerçekleşmez.
Doğum kontrol metodu olarak kullanılan spiraller kadınların sağlık durumları ve kişisel tercihlerine göre farklı tercihler sunar. Temelde iki ana spiral çeşidi bulunur ve bu çeşitlilik kullanıcının ihtiyaçlarının en uygun yöntemi seçmesine fırsat tanır. Bu kategoriler çalışma prensipleri ve içerikleri bakımından birbirinden ayrılır.
Bu ana kategorilerden birincisi progesteron hormonu salgılayan hormonlu spiraldir. Diğeri ise hormon içermeyen ve etkisini bakır iyonları üzerinden gösteren bakır spiraldir.
Aynı zamanda içerik olarak % 99 ‘un üzeri bakır olmakla birlikte % 0,1 oranında altın içeren altın spiraller de mevcuttur.
Ayrıca spiral çeşitlerine şekline göre de kategorize edebiliriz. Çoğunlukla T şeklinde olmakla birlikte, at nalı formu, yuvarlak formlu ve küçük toplar şeklinde olan ve rahime sabitlenen spiral maddeleri de doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Bu faklı türlerin hepsinde amaç gebeliği önlemektir hangi tipin tercih edileceği, kadının ihtiyaçlarına, sağlık geçmişine ve doktorun önerilerine bağlı olacaktır.
Ria (rahim içi araç) ‘nın gebeliği önlemesi birkaç farklı yoldan gerçekleşir.
Bu mekanizmaların hepsi birkaç yoldan gebeliğin oluşmasının önüne geçerek spiralin etkili bir doğum kontrol yöntemi olmasını sağlar.
Spiralin güvenli ve başarılı bir doğum kontrol yöntemi olabilmesi, uygulamanın muhakkak bir uzman bir jinekolog tarafından steril koşullarda yapılmasına bağlıdır. Bu nedenle spiral takılmadan önce kapsamlı bir jinekolojik bir muayene gereklidir.
Bu muayene ile genel jinekolojik sağlık durumu değerlendirilir, olası enfeksiyonlar tespit edilir ve rahim ölçümleri alınarak en uygun spiral tespit edilir. İşlem için genellikle serviks dediğimiz rahim ağzının doğal olarak daha açık olduğu adet döneminin yoğun kanamalı günleri tercih edilir.
Böylece daha kolay ve ağrısız bir işlem gerçekleştirilmiş olunur. Ayrıca spiralin adetli iken takılmasının kadının işlem esnasında hamile olmadığından emin olunması güvencesi sağlar. Bazen adet dışı dönemde de spiral takılabilir, korunmasız bir ilişki yaşanmış ise zaman kaybetmeden takılacak spiral embiryonun tutunmasını önleyecek gebelikten korunma sağlayabilir.
Spiral takılma işlemi çok ağrılı bir işlem olmamakla birlikte bazı hastalarda lokal veya sedasyon anestezi ihtiyacı doğabilir. Jinekolojik pozisyonda spekulum takılarak rahim ağzı spekulum adı verilen cihazla tutulup doğal açıklıktan kişiye uygun rahim içi araç aplikatörü ile birlikte ilerletilir ve aplikatör çekildiğinde spiral yerine yerleşmiş olur. İpi hastanın ve partnerinin rahatsız olmayacağı boyutta kesilerek işlem tamamlanır.
Yaklaşık 5-8 dk süren bu işem sonrası hafif kramplar ve lekelenme tarzı kanamalar doğal kabul edilir. Spiral yerleştirildikten sonra gerekirse transvajinal ultrasonografi ile rahim içindeki yeri doğrulanır.
Spiral takılma zamanı kadının ihtiyaçlarına ve gebelik durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Çoğunlukla spiral rahim ağzının (serviks) açık olması nedeniyle adet döngüsünün ilk günlerinde yada adet döneminin sonlarında takılabilir.
Eğer kadının hamile o9lmadığından emin olunursa döngünün herhangi bir döneminde de spiral takılabilir. Çok uygulanmamakla birlikte korunmasız bir ilişkinin hemen akabinde takılan spiralde döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesini önleyerek gebeliğin önüne geçilmiş olur..
Kadın doğumdan sonra spiral kullanmak istiyorsa lohusalığın bitmesi beklenmelidir ki bu da yaklaşık 6 hafta civarıdır.
Rahim içi araçlar modern tıp tarafından onaylanmış oldukça etkili ve uzun süreli bir doğum kontrol yöntemidir. Spiral kullanımı için uygun olan popülasyonu birkaç başlıkla inceleyebiliriz.
Tüm dünyada oldukça yaygın kullanılmasına rağmen spiral bazı kadınlar için uygun değildir. Kadınlarda spiral kullanımının uygun olmadığı durumlar şunlardır;
Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan spiralin doğum kontrolü ve aile planlamasında diğer yöntemlere göre bazı avantajları vardır. Bunları sıralayacak olursak ;
Hormonlu spiral rahim içine yerleştirilen bir doğum kontrol yöntemidir. Gebelikten korunma sağlamakla birlikte aşırı adet kanaması olan veya ağrılı adet döngüleri olan kadınlarda adet miktarını azaltmak içinde kullanılır. Hormonlu spiralde bir progesteron türevi olan levonorgestrel mevcuttur. Geleneksel bakırlı spiral ile karşılaştırıldığında daha etkili bir doğum kontrol yöntemi olarak bilinmektedir. Hormonlu spiral rahim ağzındaki mukusu kalınlaştırıp sperm geçişini engellerken rahim iç zarını incelterek döllenmiş yumurtanın tutunmasının da önüne geçer. Ayrıca ovülasyonu da önleyerek adet döngüsünü düzenleyebilmektedir.
Hormonlu spiral de aynı bakır spiral gibi poliklinik ortamda steril koşullarda takılır. Genel olarak takılma işlemi ağrılı değildir ancak işlem sonrası kramp tarzı karın ağrısı 3-4 gün olabilir. Hormonlu spiralin süresi 3-5 yıl kadardır.
Hormonlu spiralin en yaygın yan etkisi adet kanamasındaki düzensizliklerdir. Bu düzensizlik uzamış ancak çoğunlukla miktarı az lekelenme tarzı adet kanamalarıdır. Genellikle bu yan etki 6-8 hafta içerisinde ortadan kalkmaktadır. Bazı kadınlar hormonlu spiral kullanımıyla birlikte baş ağrısı, meme hassasiyeti, kilo değişikliği yada bulantı gibi yan etkilerde yaşamaktadırlar. Bu yan etkilerde spiral vücuda uyum sağladığında ortadan kaybolmaktadır.
Hormonlu spiral rahim iç duvarına günlük oldukça düşük doz progesteron hormonu salgılayarak etkisini gösteren bir doğum kontrol yöntemidir.
Etkisinin sadece rahim içerisine gösterdiği için ağızdan kullanılan ilaçlar gibi sistemik yan etkileri daha azdır. Bakır spiralden üstün olarak içerdiği hormon sayesinde rahim ağzı mukus salgısını katılaştırıp sperm geçişine engel olurken rahim iç zarı dokusunu incelterek döllenmiş yumurtanın rahime tutunmasını engeller.
Aynı zamanda yumurtlama üzerindede durdurucu etkisini göstererek ovulasyonu da engelleyebilir. Hormonlu spiral bu etkilerin tümü ile daha güvenilir bir doğum kontrol metodu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hormonlu spirallerin gebelikten koruyuculuktan başka ek yararları da mevcuttur; rahim iç zarını incelterek adet miktarını azaltmak, kanamayı ve demir eksikliği anemisini önlemek, aşırı adet ağrısı olan kadınlarda adet ağrısını azaltmak veya tamamen yok etmek hormonlu spirallerde ek avantajlar olarak bilinmektedir.
Spiral kullanan kadınlar doğru ve etkili bir şekilde doğum kontrolü sağlamak ve sağlıklarını korumak için belirli konulara dikkat etmelidir.
İşlem sonrasında herhangi bir sorun olmaması ile birlikte hafif veya şiddetli ağrı olabilir. Bu ağrı adet ağrısı gibi kramplar tarzında olur ve genellikle 2-3 gün içinde kendiliğinden geçer. Yine işlemi takiben 1 hafta 10 gün kadar kanama veya hafif lekelenme görülebilir.
Spiral takıldıktan sonra en az 3-4 gün cinsel ilişki önerilmez spiral takılmasını takiben 1. Haftadan sonra korunmasız cinsel ilişki olabilir.
İşlem sonrası ağrının devam etmesi,kötü kokulu akıntı , halsizlik ve ateş gibi semptomların varlığı enfeksiyonu işaret edebileceğinden hemen hekimle görüşmek gerekir.
Spiral takıldıktan sonra ilk bir ay ağır sporlar önerilmez, spiralin yerine tutunması belli bir zaman alabilir.
Yine spiral kullanan kadınlar düzenli olarak doktorlarını ziyaret etmelidirler çünkü yerinden oynamış spiral düzensiz kanamalara enfeksiyonlara ve istenmeyen gebeliklere yol açabilir. Hormonlu spiral kullanan kadınlarda uzamış lekelenme tarzında 6-8 haftaya varan kanamalar, meme hassasiyetleri ve bazen de duydu durum değişiklikleri olabilir, bu gibi durumlarda da hekiminizi ziyaret etmenizi öneriyoruz.
Spiral takıldıktan sonra ilk 2 hafta hamam, sauna, deniz veya vajinal duştan uzak durmak enfeksiyon riskini azaltmaktadır.
Spiral genellikle oldukça güvenli kabul edilse de her tıbbi yöntemde olduğu gibi bazı yan etkiler ve potansiyel riskler barındırır. Bu etkiler çoğunlukla hafif ve geçicidir ve spiralin vücuda alışma süresinde ortaya çıkar.
Spiral takıldıktan sonraki ilk 2-3 gün hafif kasık ağrısı ve lekelenme beklenen bir durumdur, ancak bu durum uzarsa ve artarsa enfeksiyon veya işleme bağlı komplikasyonu düşündürebilir.
Spiralin yan etkisi tipine göre değişiklik gösterir. Bakır spiralde adet süresini, miktarını ve ağrının artması beklenen yan etkisidir. Ancak hormonlu spiralde adet miktarı ve adet ağrıları oldukça azalır. Hatta adet tamamen kesilebilir. Ayrıca her hormonlu spiralde bakırlı spiralden farklı olarak özellikle ilk takıldığı dönemde meme hassasiyeti , ruhsal değişiklikler görülebilir. Bu belirtiler genellikle 6-8 hafta içinde kaybolur. Uzaması durumunda doktora başvurmak gerekir.
Nadiren de olsa önemli bir yan etki de spiralin yerinden kaymasıdır. Rahim duvarını delip (perfarvasya) karın boşluğuna geçebilir veya vajinaya düşebilir. Her iki durumda da kendini ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı ile belli eder. Böyle durumlarda mutlaka doktora gidilmelidir.
Spiral oldukça güvenilir yöntem olmasına rağmen dış gebelik riskini bir miktar artırır. Bu nedenle spiral kullanan kadınlar bu açıdan dikkatli olmalıdırlar.
Spiral genellikle etkili ve güvenilir doğum kontrol yöntemidir. Ancak nadir de olsa spiralin” pelvik inflamatuar hastalıklar” yaptığını bilmekteyiz. Çoğunlukla mevcut enfeksiyon tedavi edilmeden veya steril olmayan ortamlarda ve aletlerle uygulanan spiral takma işlemi esnasında enfeksiyon riski ortaya çıkmaktadır.
Şiddetli alt karın ağrısı , kötü kokulu akıntı, yüksek ateş, kasık bölgesinde dolgunluk ve hassasiyet, ilişki esnasında ağrı, ağrılı idrar yapma gibi şikayetler spiral kıullanan kadınlarda enfeksiyonu düşündürür. Böyle durumlarda mutlaka hekime başvurmak gerekmektedir.
Spiral cinsel yolla bulaşan hastalıkları önleyen bir bariyer metodu değildir, aksine partnerde cinsel yolla bulaşan bir hastalık var ise spiralin varlığı tabloyu şiddetlendirebilir. Bu nedenle böyle bir durum varsa mutlaka ek korunma yöntemleri( kondom,diyafram)kullanmak gereklidir.
Vajinal florasının dengeli olmaması ve sık vajinit öyküsü olan kadınlar spiral kullanıyorlar ise hijyen açısından çok daha dikkatli olmalıdırlar.
Spiral vahim içine yerleştirilen etkili bir doğum kontrol yöntemi olsa da koruyuculuğu yüzde yüz değildir. Ancak diğer yöntemlerle kıyaslandığında oran % 99 civarıdır. Gebelik oluşumu spiral kullanımı esnasında oldukça nadirdir ve bazı durumlar bu riski artırır.
Spiralin doğru şekilde takılamaması, rahim boşluğunu açıkta bırakır ve gebelik ihtimali artar.
Bakır spirallerde bazı kadınlarda uzamış adet kanamaları ve lekelenme görülebilmektedir. Çoğunlukla metal alerjisi nedeniye bu semptomları yaşayan kadınlarda bakıra ek olarak altın bir çekirdek eklenerek elde edilen altın spiralde bu şikayetler daha az olmaktadır. Çok yaygın kullanılmamakla birlikte bazı hastalarda iyi bir seçenek olarak görülmektedir. Takımı diğer spirallerle aynı ve koruyuculuğu 5 yıldır.
Spiral takıldıktan sonra düzenli kontrol gerektiren bir doğum kontrol yöntemidir. Takılma işlemini takiben 1 ay sonra genellikle ilk kontrol gerçekleştirilir. 2. Kontrol için ben kendi klinik pratiğimde işlem sonrası 6. Ayında spiralin konumu ve hasta genel durumunu görmek isterim, sonraki kontrolleri yılda 1 olarak planlamak gereklidir.
Spiralin çıkartılması takılmasından daha kolay ve daha az ağrılı bir işlemdir. Yine çıkartılırken adet döngüsünün uygun bir günü tercih edilir ki işlem kolaylığı açısından bazen spiral rahimin iç duvarına yapışabilir veya çekilme esnasında ipi kopabilir. Böyle durumlarda yardımcı jinekolojik aletler kullanılarak gerekirse sedasyon anestezi altında spirali çıkartmak uygun olur.
Düzgün takılmış ve yerinde spirallerde gebelikten koruyuculuk yaklaşık % 99 civarıdır. Hormonlu spirallerde bu oran bir miktar daha yüksektir, çünkü progesteronlu spirallerde bakır spirallere ek olarak rahim içini incelterek ek bir avantaj sağlar.
Adet miktarı normal olan kadınlarda bakır spiral tercih edilebilir. Ancak adet miktarı fazla, anemisi olan, adet ağrıları fazla olan kadınlar hormonlu spiralden daha fazla fayda sağlarlar.
Ayrıca hormonlu spirali tolere edemeyen ve bakır alerjisi olan kadınlarda altın spiral de bir seçenek olarak mevcuttur.
Spiral kullanıldığı süre boyunca gebelikten etkili bir şekilde korur. Çıkartılmasını takiben gebelik çoğunlukla hemen gerçekleşir. Spiralin kendisi kısırlık yapmaz. Ancak spiral ve enfeksiyon varlığında rahim ve tüp enfeksiyonu gelişmiş ise hasta tedavi edilmemiş ise dolaylı olarak gebelik oluşmasında da sorunlar yaşayabilir.
Spiralin varlığı libido üzerinde doğrudan pozitif ya da negatif bir etkiye yol açmaz. Ancak kadının gebelikten korunma endişesini ortadan kaldırdığı için, dolaylı olarak cinsel yaşam üzerinde olumlu bir etkiden söz edilebilir.
Bakır spirallerde kilo artışı görülmezken hormonlu spirallede kullanan kadınların % 5 ‘ inden azında vücut ağırlığında bir miktar artış gözlemlenmektedir. Hormonlu spiral içeriğindeki progesteron nedeniyle nadiren de olsa vücutta su tutumu ve şişkinliğe neden olmaktadır.
Bakır ve hormonlu spirallerin cinsel hastalıklardan korunmada herhangi bir işlevi yoktur.
Spiral takıldıktan sonra ilk 2–3 gün cinsel ilişki önerilmez. Koruyuculuğu genellikle hemen başlasa da, adet döngüsünün herhangi bir gününde takıldıysa ilk adet dönemine kadar ek bir korunma yöntemi kullanılması önerilebilir. Çünkü tam koruyuculuk süresi bazı durumlarda 7–10 günü bulabilir.
Spiral takılma işlemi adet döngüsüne denk getirilirse ilk ilişki için adetin bitmesi beklenmelidir. Adet döngüsünün herhangi bir gününde alet takılmış ise en az 48 saat ilişkiye girilmesi önerilmez.
Spiralin gövdesinin alt ucunda bulunan ipleri rahim ağzından vajinaya doğru sarmaktadır. Ancak bu kadın yada partneri tarafından hissedilmez. Ancak nadir de olsa bazı eşler ipi hissettiğini belirtmektedirler. Bu durum cihazın ipleri hekim tarafından partnerin hissedemeyeceği boyutta kısaltılır.
Bakır spiral kullanan kadınlarda adet süresi ve miktarı bir miktar artabilir, ancak bu süre 1 haftayı çoğunlukla geçmez. Hormonlu spirallerde ise bakırın aksine adet miktarında ve süresinde azalma bekleriz, hatta bazı kadınlar hormonlu spiralde hiç adet görmezler. Bu durum sorun değil aksine amaçlanan bir durumdur. Kan kaybı ve aneminin bu şekilde önüne geçilir, aynı zamanda adet ağrılarının ortadan kalkmasında çok fayda sağlamaktadır.
Bakır ve hormonlu spirallerin koruyuculuk oranı % 99 civarıdır. Ancak % 1’lik oranda gebelik oluşumu gözlemlenebilir. Bu tür vakaların neredeyse tamamında spiralin yer değiştirmesi sorunu ile karşılaşılır. Düzgün yerleştirilmemiş spiraller veya çok ağır sporlar, kronik şiddetli öksürük nöbetleri ile diyafram basıncını çok artıran aktiviteler spiralin aşağı kaymasına sebebiyet verebilir.
Kullanım süresi dolan spiraller (genellikle 5 yıl) mutlaka çıkartılmalı veya yenisiyle değiştirilmelidir.
Hamile kalınmak istendiğinde spiralin çıkartılması gerekir.
Adet kanmasının çok arttığı ve kansızlığın geliştiği durumlar yada özellikle hormonlu spiralde kadının yan etkileri ( meme hassasiyeti, ruhsal değişiklikler ) tolere edemediği durumlarda spiral çıkartılmalıdır.
Herhangi bir komplikasyon gerçekleşti ise; rahim delinmesi ve spiralin batına kaçması, aşağı yerleşimli kaymış spiraller veya rahim içi enfeksiyon gelişimi gibi ciddi komplikasyonların varlığında spiral çıkartmak gerekir.